
1. Aksiyom Nedir?
Matematik çoğu insana okulda hazır kurallar yığını gibi gelir. Oysa her kural bir yerden başlar. Tanımsız kalan şeyi sonsuza kadar tanımlamaya çalışırsan hiçbir yere varamazsın.

Matematik çoğu insana okulda hazır kurallar yığını gibi gelir. Oysa her kural bir yerden başlar. Tanımsız kalan şeyi sonsuza kadar tanımlamaya çalışırsan hiçbir yere varamazsın.


Toplama çoğu insana ‘daha fazla elma’ gibi gelir. Doğru, ama eksik. Toplama, iki sayıyı yan yana koymak değil; birinin ardıl zincirini diğerinin üstünde yürümektir.

Toplamak, varlığı biriktirmekti. Peki eksiltmek, varlığı yok etmek midir? Bir çocuğun elinden bir elma alırsan ‘bir eksi bir elma’ mı kalır? Hayır. Elinde sıfır elma kalır.

1, 2, 3 diye sayıyoruz ama aslında neyi sayıyoruz? Elma, taş, kuş, fikir… fark etmiyor. Sayı, nesnenin kendisi değil. Nesnelerin karşılaştırılabilir yanıdır.

Toplamayı öğrenince ‘bir şeyi bir kez daha yapmak’ı öğrenmiştik. Çarpma bunun devamıdır: aynı şeyi defalarca yaparsam ne olur? 2+2+2+2 yazmaktan sıkılınca 2 × 4 doğar.

Çarpma ‘kaç grup, grupta kaç’ diye soruyordu. Bölme o soruyu ters çevirir: bu yığını eşit parçalara ayırırsam her parçada ne kalır? Ya da: bu sayı, onun içinde kaç kez var?

11’i 2’ye bölünce doğal sayıda cevap yoktu. Okul ‘kalanlı bölme’ dedi ve geçti. Ama kalan bir yama değil. Bölmenin her zaman söyleyebildiği şey: kaç tam grup sığar, ne artar?

Okul kesri ‘pastanın dilimi’ diye anlatır. Doğru, ama dar. Kesir asıl şunu der: birimi değiştiriyorum. 1’i değil, 1/b’yi yeni adım boyu yapıyorum.